Dünya, Sanayi Devrimi’nden sonraki en büyük dönüşümü yaşamaktadır. Bir yandan dünyanın ağırlık merkezinin yer değiştirmesi ve yeni jeopolitik gelişmeler, öte yandan bilimsel ve teknolojik paradigma değişimleri topluma, siyasete, üretim ve bölüşüm biçimleri üzerinden ekonomiye yeniden bakılmasını zorunlu hale getirmiştir. Ertelenmiş yapısal sorunlar ile söz konusu büyük dönüşümün getireceği muhtemel sorunları, yanı sıra yol açacağı olanakları göz önünde bulundurarak Türkiye’yi yeniden şekillenen dünyaya hazırlamak ekonomik ve sosyal alanda yapacağımız çalışmaların temelini oluşturur.